Mükemmeliyetçilik, çoğumuzun sandığı gibi başarıya giden o altın anahtar ya da bizi zirveye taşıyan o havalı süper güç değil aslında. Daha çok, sırtımızda taşıdığımız tonlarca ağırlıkta, dışarıdan pırıl pırıl görünen ama içindeki insanı ezen çelikten bir zırh gibi. Dışarıdan bakanlar bizi 'ne kadar disiplinli' sanırken, içimizde kopan fırtınaları, o bitmek bilmeyen yetersizlik hissini kimse görmüyor tabii.
İçimizdeki Eleştirmen
Dürüst olalım, hepimizin içinde o acımasız eleştirmen var. Hani şu, 'Ya en iyisini yaparsın ya da hiç yapma' diye fısıldayan o ses. Bu ses yüzünden kaç hayalimiz daha başlamadan rafa kalktı? Mükemmeliyetçilik aslında bize işleri 'daha iyi' yaptırmıyor, çoğu zaman bizi kilitliyor. Erteleme hastalığının en yakın arkadaşı bu çünkü. 'Mükemmel olmayacaksa, hiç başlamayayım daha iyi' diyerek kendimizi sabote ediyoruz.
Hata Yapma Korkusu
Bir de şu 'hata yapma korkusu' var ki, en büyük tuzak orada. Oysa hayat, o steril ve kusursuz planlarımızın olduğu bir laboratuvar değil; dağınık, sürprizlerle dolu ve en önemlisi 'deneme yanılma' üzerine kurulu bir oyun alanı. Hata yapmadan öğrenilen, gelişilen tek bir an bile yok tarihte.
İyinin Düşmanı: Mükemmel
Şunu kabullenmek gerek belki de: 'Mükemmel', aslında 'iyi'nin en büyük düşmanı. O ulaşılmaz zirveye gözümüzü dikip tırmanmaya çalışırken, yolun kenarındaki manzarayı kaçırıyoruz. Kendinize bir iyilik yapın ve o çıtayı biraz aşağı indirin. 'Kusursuz' olmaya çalışmak yerine, sadece 'yapan' ve 'deneyen' biri olmak inanın çok daha özgürleştirici. Bırakın o yazı biraz dağınık kalsın, bırakın ev bazen toplu olmasın. Çünkü kusurlarımız, bizi robotlardan ayıran ve hikayemizi biricik kılan en güzel parçalarımız aslında.
Modi'de bu konuda
Bu yazıyı okuduktan sonra uygulamada şunlarla devam edebilirsin:
Kaynaklar
- Hewitt PL, Flett GL. Perfectionism in the self and social contexts: conceptualization, assessment, and association with psychopathology. J Pers Soc Psychol. 1991;60(3):456–470.
- Frost RO, Marten P, Lahart C, Rosenblate R. The dimensions of perfectionism. Cognit Ther Res. 1990;14(5):449–468.
- Brown B. The Gifts of Imperfection: Let Go of Who You Think You're Supposed to Be and Embrace Who You Are. Hazelden; 2010.
Kendini iyi hissetmiyorsan
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi yerine geçmez. Acil bir durumdaysan 112'yi ara, uzman randevusu için 182 MHRS'yi kullan.


